×

Minimalist bavul rehberi

Minimalist bavul rehberi

Tatile çıkmak uzaklaşmak demektir, yolculuk demektir. Bu sebeple çoğu zaman bir şehirdeki oteller şehir sakinlerinin, ya da turist rehberlerinin deyişiyle “yerellerin” pek de uğramadığı, en fazla bünyesindeki bir kafe/bar ile veya ev sahipliği yaptığı bir etkinlik vesilesiyle çekildiği yerler olagelmiştir. Bu durumdan biz de nasibimizi aldık: Kuşadası’ndaki dostlarımız ile daha çok zemin kat tesislerimizde, bahçede, Kumsal Restoran’da ve düğünlerde görüşürken, resepsiyonda giriş işlemlerine soluklanan yol yorgunu konuklarımız Türkiye ve dünyanın birçok uzak noktasından gelmiş, onca bagajın odada nasıl açılıp nasıl tekrar toplanacağını düşünmekle meşgul oluyorlar. Bu haftaki yazımızda uzaktan gelen konuklarımıza yolculuklarının yüküyle ilgili birkaç öneride bulunacağız.

Az eşya alın!
Aslında bütün yazının ana fikri bu. Birçok imkanın imece usulü bir şekilde konuklardan beklendiği bir pansiyona değil (ki laf aramızda, öyle bir seyahatin keyfi de bir başkadır), sağladığı imkanların logosundaki yıldızlarla simgelendiği ‘her şey dahil’ bir otele geliyorsunuz. ‘O da bulunsun, bu da yanımızda dursun’ diyeceğiniz birçok eşyayı burada konaklamanıza dahil veya cüzi bir ücret farkıyla size sunuyoruz zaten. Havlular ve oda terlikleri bu eşyalar arasında başrolü oynuyor.

Sırt çantasının gücünü keşfedin.
Tekerlekli bir bavul, A noktasından B noktasına yürürken oldukça cazip gelebilir ama merdiven çıkmanız gerektiğinde hissedeceğiniz duyguyu tahmin edebiliyoruz: “Of ne doldurmuşuz biz bu bavula!?”. Halbuki aynı ağırlıkta bir sırt çantasını iki omzunuza birden taktığınızda ağırlık vücudunuzun geniş bir ekseni tarafından desteklendiği için çok daha hafif hissedeceksiniz. Bir şekilde sadece sırt çantalarına sığmayı başarabilirseniz eşyalarınızı uçakta el bagajı yapabilir, inişte eşyaların yolculara kavuşma anını es geçip ciddi miktarda zaman kazanabilirsiniz. Ellerinizin her daim serbest olacağını da hatırlatmadan geçmeyelim!

Yazlık kıyafetleri yolda alın.
Yanınıza gardırobunuzdan sadece iç çamaşırı ve mayo almayı düşünebilirsiniz. Yolda çok terleme ihtimalinize karşılık bir tişört daha olsun hadi. Bir de akşam yemeklerinde ve eğlencelerimizde şık giyinmek isterseniz akşam kıyafetlerinizden yerleştirmek isteyebilirsiniz. Geri kalan her şeyi yolculuk esnasında alabilirsiniz. Bırakın ucuz ve düşük kaliteli olsun. Gündüz vakti güneş, deniz tuzu ve havuzun kloru en sevdiğiniz kıyafetlerinizi istemediğiniz kadar eskitecek. O yüzden bizim tavsiyemiz, tatil esnasında ihtiyacınız oldukça kıyafet almak. Neye ihtiyacınız olursa, Kuşadası’na çıkan bütün yolların üzerinde ve Batıhan’ın da yakınlarında bulunan yazlık/turistik dükkanlardan, marketlerden ve pazarlardan alışveriş yapabilirsiniz. Her Şey Çok Güzel Olacak filminden Altan ve Nuri bu konuda ilham versin:

Minimalist ayakkabılar/sandaletler ile tanışın.
Bu aslında başlı başına bir yazı konusu ve esas amacı bavulda daha az yer kaplamak değil. Minimalist ayakkabılar, alıştığımız ayakkabıların aksine insan ayağını belli bir dar kalıba sokmuyor, topuktan bir çıkıntı veya bir yastık ile desteklemiyor, esnek ve ince tabanları ile insan beyni ile zemin arasındaki bağlantıyı kesmiyor. Kısacası yürüme ve koşma sırasında ayağa müdahale etmeden, sadece dış etkenlere karşı koruma sağlayarak doğal bir hareket ve gelişim sağlıyor (ki bu açıdan çocuklarda önemi daha büyük bir giyim tarzı). Minimalist ayakkabıların bizim bu yazımızla olan ilgisi esnek yapılarından kaynaklı. Yola çıkarken giydiğinizin dışında ayakkabı, terlik, sandalet götürmek isterseniz, bagajınızdan önemli bir hacmi harcamış oluyorsunuz (ağırlığa değinmiyoruz bile). Minimalist ayakkabıları şekilde görüldüğü gibi rulo yaparak veya kıvırıp katlayarak taşımanız mümkün. Taban kalınlığı 4-10 milimetre arasında değişen sandaletleri ise kağıt dosyası gibi yassı bir şekilde yerleştirebilirsiniz. İrili ufaklı girişimler arasından minimalist ayak giyimin başlıca markaları Vivobarefoot, Xero Shoes, Luna Sandals ve Soft Star Shoes’a göz atabilirsiniz.

Fotoğraf kredisi: Birthday Shoes, CC BY-NC 3.0 lisansı ile.

Havluları rulo yapın.
Elbette mutlaka kendi havlunuzu kullanmak isterseniz… İnanması başlangıçta güç gelse de katlanarak yerleştirilen havlular, rulo yapılan havlulara kıyasla oldukça fazla yer kaplıyorlar. Tek başına daha tombul görünen havlu ruloları bir şekilde aradaki boşlukları daha iyi kapattığı için olsa gerek, belirli bir hacme çok daha verimli sığıyorlar. Bu önerimizi sadece bavul için değil, evinizdeki havlu dolabınız için de uygulayabilirsiniz!

Bilgisayar ve tablet taşımayın.
Tatile işinizi karıştırmayın. Hatta telefonunuz, siz kullanmadığınız sürece uçak modunda kalsın. Bütün bunlar artık klasikleşmiş dinlence önerileri ama dizüstü bilgisayar konusunda oldukça ciddiyiz. Birincisi, ne kadar hafif bir cihaz sahibi olsanız da yine de şarj ünitesiyle birlikte en az 1 kilogram civarında ek bir ağırlık taşıyacaksınız ki bu en iyimser senaryo. Ortalama bir bilgisayar ile, 2-3 kilo arası bir yük olacağını söyleyebiliriz. İkincisi ise son zamanlarda havalimanlarında dizüstü bilgisayarlar ile ilgili kontrollerin oldukça zorlaşması. Şu sıralar kısmen geri çekildiği haberleri gelse de bazı ülkeler arasındaki uçuşlarda dizüstü bilgisayara izin verilmemesi, havalimanındaki güvenlik kontrollerinde çantadan çıkarılıp açtırılmak istenmesi seyahatin ritmini ve keyfini bozan unsurlardan. Tablet için de aynı prosedürler mevcut, ama en azından daha hafif ve açması daha kolay cihazlar. Siz yine de telefonunuzdan daha büyük ekranlı bir elektronik cihaz getirmeyin. Gözünüz ekranda değil, etrafınızdaki güzel manzaralarda olsun:

batihan-scenery